Din Samimiyettir

 

Samimiyet, bir şeyi ve bir kimseyi içten ve candan sevmek, ona bağlanmak demektir. Samimiyet dinin hem özü hem ruhudur. Samimi olmayan ibadetler cansız ceset ve kuru bir ağaç gibidir. Samimiyet derecemiz ibadetlerimizden zevk almamızı, yaratıcımıza yakınlaşmamızı sağlar. Samimiyet dinimizde çok önemlidir, hatta imani bir zorunluluktur. Münafıklığın en açık özelliği samimiyetsizliktir. Şeytan samimi müslümana tesir edemez. Allah Kur ‘an da samimi kullarını övmektedir. Samimiyet dünyada da ahirette de kurtuluşun yoludur. Samimiyet en açılmaz kapıları dahi açan tek anahtardır.

Her konuda ihlası tavsiye eden R.E. (a.s.) ihlasın önemini vurgulamak için üç defa tekrar ederek “Din Samimiyettir” demiş, yanındakilerin “kimin için” diye sormaları üzerine; “Allah için, O’nun kitabı için, O’nun elçisi için, Müslümanların yöneticileri ve bütün Müslümanlar için” (1) buyurmuşlardır. Konu hakkında Peygamberimizin diğer hadisleri de şöyledir: Müslümanların idareciliğini üzerine alıp ta, onlar için çalışmayan ve onlara samimi davranmayan bir idareci, onlarla birlikte asla cennete giremez.(2). En hayırlı kazanç el emeği ile elde edilen kazançtır. Ancak çalışan samimi olursa.(3). Rasülüllah Müslümanlarla biatleşirken namaz kılıp zekat vermeleri yanında diğer Müslümanlara karşı samimi olmaları hususunda onlardan söz almıştır.(4).

Samimi insan gelişmeye, değişmeye ve yeniliğe açık olur. Samimi olmayan insan hatalarını itiraf edemez, dolayısıyla kendini düzeltme şansını baştan kaybeder. Yüce Rabbimiz Kur’an’da bizi samimi ve yürekten yapılan tevbeye çağırmaktadır. (Tahrim:Dinin gayesi Mü’minler samimi, vicdanlı ve dürüst insanlar haline getirmek, Allah’ın iyi kulları olmalarını sağlamak değil midir?

“Zayıflar, hastalar ve savaş için imkâna sahip olmayanlar Allah’a ve O’nun elçisi’ne karşı samimi oldukları sürece, sorumlu tutulmayacaklardır. Zira iyilik edenlerin aleyhine sorumluluk yoktur. Allah çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.”

 

Updated: 15 april 2014 — 6:41 PM